Meteor Nedir? Bir Taşın Göktaşı Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?

göktaşı - meteor - meteorit

Meteor, meteroit nedir? Dışarıda bulduğumuz garip şekilli bir taşın göktaşı olduğunu nasıl anlarız? Gelin bu yazımızda buna değinelim. 

Bir insanın jeolojik olarak keşfedebileceği en sıra dışı ve değerli parçalardan biri, kuşkusuz, meteoritlerdir. Meteoritler, daha önceden de detaylarını anlattığımız üzere, uzay boşluğundan Dünya’ya düşen ve atmosfer boyunca tamamen yanmamayı başaran (dolayısıyla bir kısmı yeryüzüne ulaşabilen) kaya veya metal parçalarıdır.

Meteoritler aşırı nadirdirler; ancak eğer yeterince şanslıysanız birini keşfetme ihtimaliniz vardır, çünkü tahminlere göre Dünya’ya her gün 10-50 arası meteorit düşmektedir.[1] Elbette, bu meteoritlerin önemli bir bölümü okyanuslara, geri kalanlarıysa insanlar tarafından yaşanmayan yerlere düşmektedir. Fakat yeterince dikkatli bir gezginseniz, bunlardan birine denk gelme ihtimaliniz bulunmaktadır. Hatta teknik olarak (pek mümkün olmasa da) arka bahçenizde bile bu göktaşlarından bulabilirsiniz!

Ne var ki bulunan bir taşın gerçekten bir meteorit mi yoksa tamamen alakasız bir kayaç mı olduğunu tespit etmek her zaman kolay olmayabilir. Dahası, doğrulama önyargısı da birçok kaşifi yanıltmaktadır: İnsanlar, meteorit bulmak istedikleri için, keşfettikleri her ilginç görünümlü taşın meteorit olduğunu varsaymaya meyillidirler. Bu nedenle, eğer ki gerçeğe ulaşmak istiyorsanız, keşfettiğiniz her taşın dikkatli bir jeolojik analizi elzemdir.

Meteoritleri Ayırt Etmenin Kolay Yolları

Bulduğunuz bir taşın meteorit olup olmadığını hızlı bir şekilde test etmek için, aşağıdaki çizelgeyi takip edebilirsiniz.

meteorit ayırt etmenin yolları
Kaynak: Washington University at St. Louis

Eğer sorulara cevap vermekte zorlanıyorsanız veya her bir madde hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, bu kısımdaki ek bilgileri de okumanızı önemle tavsiye ederiz.

Meteorit Olmayan Taşlar

İnsanlar genellikle tuhaf görünümlü taşların meteorit olduğunu düşünmeye meyilli oldukları için, burada meteorit olmayan taşlara ait bazı fotoğrafları ve nedenlerini paylaşarak, elinizdeki örneğin daha en başından meteorit olup olmadığını anlamanızı sağlamayı umuyoruz.

Bir Taşın Meteorit Olma İhtimalini Artıran Özellikler

Elinizdeki örneğin bir meteorit olma ihtimali bulunup bulunmadığını anlamak için şu özelliklerine bakabilirsiniz:[2]

Yoğunluk

Meteoritler, hacimlerine göre çok ağırdırlar (yani yoğunlukları çok yüksektir); çünkü genellikle metalik demir ve diğer yoğun mineralleri içerirler. Ancak bulduğunuz taşın “çok ağır” olması, meteorit olması için yeterli değildir. Önemli olan, civardaki diğer taşlara göre kütlesinin ne olduğunu tespit etmektir.

Bu nedenle, civardaki diğer taşların benzer büyüklükteki örnekleriyle kıyaslayarak, şüphelendiğiniz örneğin dikkate değer miktarda yoğun olup olmadığını inceleyebilirsiniz. Bir kıstas olması bakımından, demir meteoritleri Dünya’daki sıradan taşlardan 3.5 kat civarında daha yoğundur; dolayısıyla civardan toplayacağınız aynı büyüklükteki taşlardan 3.5 kat ağır olacaktır. Taşsı meteoritlerse Dünya’daki sıradan kayaçlardan 1.5 kat kadar yoğundur. Eğer civardaki taşlarla aynı yoğunluktaysa, muhtemelen elinizdeki meteorit değildir.

Yoğunluk testi yapmak için, elinizdeki örneğin kütlesini ve hacmini ölçmeniz gerekecektir. Kütleyi ölçmek kolaydır: Kayayı bir terazide tartın ve gram cinsinden kütlesini belirleyin. Hacmi ölçmek biraz daha zordur: Kayanızın sığacağı büyük bir ölçüm kabı alıp, herhangi bir seviyeye kadar su koyun. Taşı içine bırakıp, suyun yükseldiği seviyeyi ölçün. Bu yüksek seviyeden, başlangıçtaki seviyeyi çıkarın. Aradaki farkı hesaplayıp, ölçü kabınızın kullandığı birime bağlı olarak sayıyı mililitre değerine çevirin; bu, hacme karşılık gelecektir. Eğer bu şekilde ölçüm yapmanız mümkün değilse, yaklaşık bir hacim değeri hesaplamak için taşı düzgün bir yüzeye koyup, 3 boyutta (en, boy, derinlik) ölçüp, bu sayıların santimetre değerlerini birbiriyle çarpmanız gerekmektedir. Çarpım sonucu, hacmin mililitre cinsinden karşılığı olacaktır.

Sonrasında, başta ölçtüğünüz kütle değerini, bu hacim değerine böldüğünüzde, gram/mL cinsinden yoğunluğu hesaplamış olacaksınız. Elde ettiğiniz değeri, aşağıdaki sayılarla kıyaslayabilirsiniz:

  • Granit: 2.8 gr/mL
  • Kumtaşı (Kefeki Taşı): 2.6 gr/mL
  • Bazalt (Lav Taşı): 3.1 gr/mL
  • Hematit: 5.1 gr/mL
  • Taşsı Meteorit: 3.5 gr/mL
  • Demir Meteorit: 8 gr/mL

Şunu da unutmayın: İnsanlar tarafından yapılan eşyaların sıkıştırılmış kalıntıları, maden kayaları, endüstriyel süreçlerin atığı olarak oluşan cüruf ve manyetit ile hematit gibi Dünya’da bulunan demir oksitler de oldukça yaygındır ve bunlar da oldukça yoğun ve metalik yapılıdır. Dolayısıyla yoğunluk testi nihai bir test olarak görülemez.

Manyetizma

Dünya’ya düşen meteoritlerin çok büyük bir kısmı metalik demir (daha doğrusu bir demir-nikel alaşımı) içermektedir; dolayısıyla çoğu meteorit, bir mıknatısa doğru güçlü bir şekilde çekilecektir. Eğer elinizdeki örneğin etrafı bol miktarda taşla sarılıysa, mıknatısınız kolay kolay yüzeye yapışmayabilir. Bunun için, mıknatısı bir ipe bağlayıp, taşa yaklaştırabilirsiniz. Eğer elinizdeki manyetik bir kayaçsa (dolayısıyla meteorit olma ihtimali varsa), ipe asılı mıknatıs, örneğinize doğru çekilecektir. Benzer şekilde, aşağıda tarif edildiği şekliyle bir mıknatıs yuvarlama testi de yapabilirsiniz. Tabii ki her meteoritin ferromanyetik olmadığını da unutmayınız.

Bu konuda etkili bir yöntem, silindirik bir mıknatısı bir kenarı boyunca düz ve sert olduğundan emin olduğunuz bir yüzeye koyup, meteorit olduğunu düşündüğünüz taşı ona yavaşça yaklaştırmaktır. Eğer elinizdeki taş manyetikse, silindir mıknatıs ona doğru yuvarlanmaya başlayacaktır. Kaynak: Washington University at St. Louis

Burada bir uyarıda bulunmamızda fayda var: Birçok kişi, aradığı şeyin metal olmasından ötürü buldukları taşları metal detektörüyle teşhis etmeye çalışmaktadır. Bu detektörlerin bir kısmının, alüminyum gibi manyetik olmayan metaller tarafından da uyarılabileceğini unutmayınız. Dolayısıyla bir detektör kullansanız bile, mıknatıs testiyle doğrulamanızı öneririz.

Manyetizma testiyle ilgili bir diğer önerimiz, “mıknatıs testi” denince akla gelebilecek nadir toprak elementlerinden oluşan (örneğin neodimyum) mıknatıslar kullanmamanızdır. Bu mıknatıslar çok güçlü oldukları için, manyetik olarak çok zayıf metalleri bile çekebilirler. Bunun yerine, buzdolabına bir şeyler tutturmak için kullandığınız ucuz mıknatıslarla test yapmanızı öneririz. Eğer elinizdeki bir meteoritse, bu zayıf mıknatısı bile güçlü bir şekilde üzerine çekecektir.

Manyetizma konusundaki bir diğer problemse, yeryüzündeki kayaçların da manyetik olabilmesidir. Örneğin yeryüzünde bulunan kayaçlarda bol miktarda manyetit (veya manyetit) ve hematit bulunmaktadır ve bunlar da mıknatısı çekecektir (manyetit fazlasıyla manyetiktir; hematit ise orta derecede manyetiktir). Ayrıca bu minerallerden oluşan kayaçlar da çok büyük kütleli, pürüzsüz yüzeyli, vb. olabilirler. Dolayısıyla bu kayaçları meteoritlerle karıştırmak çok kolay olmaktadır. Bu sorunu çözmek için, yazımızın ilerleyen kısımlarında göreceğiniz İz Testini yapmanız gerekmektedir.

Parlak İç Yüzey

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, birçok meteoritin içeriğinde demir-nikel alaşımı bulunur ve bu, kayaca parlak bir iç yüzey kazandırır. Dolayısıyla elinizdeki örnek kırıksa, bu parlak yüzeylerin bulunup bulunmadığını inceleyebilirsiniz – veya kendiniz bir kısmını kırarak bu parlak yüzeyleri açığa çıkarmayı deneyebilirsiniz.

Demir meteoritler oldukça yoğun, gümüşsü bir iç yüzeye sahip olacaktır. Bu yüzeylerde delikler veya kristaller bulunmaz. Taşsı demir meteoritlerin yarısı kadar demirden oluşur, geri kalan yarısı yeşil veya turuncumsu zeytin rengi bir kristalden oluşur. Bu taşsı meteoritlerde, taş boyunca yayılan küçük tanecikler bulunur.

İçinde metal olmayan meteoritler inanılmaz nadir bulunurlar; dolayısıyla bulduğunuzun bu türden bir meteorit olma ihtimali neredeyse yoktur. Fakat şanslıysanız da bu tür bir meteorite denk geldiyseniz, mecburen diğer yöntemlere başvurarak bulgunuzun bir meteorit olduğunu doğrulamanız gerekecektir.

Bir göktaşının meteorit olduğunu anlamanın kesin yöntemi, nikel oranını tespit etmektir: Meteoritlerde, Dünya’daki kayaçlar için oldukça sıra dışı bir miktar olan, %7’ye varan oranlarda nikel bulunmaktadır. Bu test, yüzeyin asitle aşındırılması ve kimyasal olarak tepkimeye sokulmasıyla yapılır.

Sıra Dışı Şekil ve Regmagliptler

Demir-nikel içerikli meteoritler neredeyse hiçbir zaman yuvarlanmış bir geometriye sahip değillerdir (bunun istisnaları vardır); ancak çoğu zaman meteoritler, düzensiz şekillere sahiptirler ve yüzeylerinde adeta bir parmak izine benzeyen, regmaglipt adı verilen çukurları vardır. Burada kastettiğimiz “parmak izi”, kriminolojik amaçlarla kullanılan ve herkesin eşsiz olduğuna inanılan parmak izi değildir. Kastettiğimiz, bir oyun hamuruyla oynadıktan sonra üzerinde oluşan büyük girintili çıkıntılı parmak şeklindeki izlerdir.

Ekstrem bir regmaglipt örneği. Adeta bir oyun hamuru veya ıslak kille oynanmışçasına çıkmış izlere dikkat ediniz. Özellikle de demir meteoritlerinin çoğunda bu belirgin izler olacaktır. Kaynak: UNM

Ancak her meteoritte bu tür izlerin olmayacağı hatırlanmalıdır. Örneğin sıradan kondritlerde ve taşsı meteoritlerde bu girinti çıkıntılar bulunmaz ve yüzeyleri çok daha düzenlidir.

Füzyon Kabuğu

Meteoritler yeryüzüne ulaşana kadar kalın atmosfer tabakamızdan geçmek zorunda kaldıkları için, yüzeyleri inanılmaz yüksek sıcaklıklara erişmektedir. Bu yüksek sıcaklıkta en dış yüzeylerinde ince ve eriyik bir tabaka oluşmaktadır. Taşın yanması sonucu oluşan bu füzyon kabuğu, taş etrafında parlak siyah bir renkte gözükecektir. Bununla birlikte, bu kabuk, Dünya yüzeyinde birkaç yıl açık havaya maruz kaldıktan sonra, giderek daha paslı bir kahverengi renge dönüşür ve sonunda tamamen yok olacaktır.

Eğer bulduğunuz örnek çöl gibi aşırı sıcak bir bölgedeyse, buralardaki kayaçlar da parlak, siyah bir kabukla kaplanabilir. Bu kaplanmanın nedeni atmosferik yanma değil, bu bölgelerdeki kayaların üzerinde yaşayan bakterilerdir. Eğer örneğinizi bu tür sıcak bir coğrafyada bulduysanız ve civardaki kayaların hepsi benzer bir koyu kabukla kaplıysa, muhtemelen bulduğunuz bir meteorit değildir.

Bir Taşın Meteorit Olma İhtimalini Azaltan Özellikler

Tıpkı yukarıdaki özelliklerin, bulduğunuz örneğin meteorit olma ihtimalini artırması gibi, aşağıdaki özellikler de bulduğunuz örneğin meteorit olma ihtimalini azaltmaktadır:

Açık Renkli Kristaller

Eğer örneğinizin bir kısmında açık renkli kristaller varsa, muhtemelen kuartz içerikli bir örnek keşfettiniz demektir. Kuartz, Dünya’nın kabuğunda bulunan açık renkli bir kristaldir; ancak Güneş Sistemi’nin geri kalanında bulunmaz.

Baloncuklar

Birçok insan, meteoritlerin atmosferden geçerken yanmasından ötürü, tıpkı lav kayaçları gibi delikli ve odacıklı bir yapıya sahip olması gerektiğine yönelik bir inanç beslerler. Bu doğru değildir. Meteoritlere en çok benzeyen yapılar olan volkanik kayalar ve metalik cüruf içerisinde genellikle baloncuklar ve odacıklar vardır; çünkü bunlar, magmanın fışkırması sırasında lav içine hapsolan gazdan kaynaklanır. Uzaydan gelen meteoritlerde bu tür baloncuk ve odacıklar bulunmaz.[4] Meteoritlerde sadece yüzeysel parmak izleri (regmagliptler) bulunur.

İz Testi: Kalıntı Bırakma

Eğer bir meteoriti alıp, perdahsız (sırlanmamış) bir seramik yüzeye sürtecek olursanız, arkasında hiçbir iz bırakmayacaktır. Öte yandan elinizdeki yoğun (ama sıradan) bir kayaysa, aynı seramik yüzeye sürdüğünüzde siyah veya kırmızı bir iz bırakır. Bunlar, sırasıyla manyetit ve hematit gibi demir minerallerinin varlığına işaret eder. Bu minerallerin her ikisi de tipik olarak meteoritlerde bulunmaz.

Sıcak Olma veya Radyoaktivite

Uzaydan gelen meteoritlerin sıcak ve radyoaktif olması gerektiğine yönelik de yaygın bir inanış vardır. Eğer bir meteoriti düşer düşmez tespit ederseniz, bunlar geçerli olabilir; fakat bunun yaşanma ihtimali yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla bulduğunuz meteoritin sıcak olma ihtimali düşüktür. Ayrıca uzay kayaçları, yeryüzündeki kayaçlardan farklı bir radyoaktiviteye sahip değillerdir; dolayısıyla Geiger Sayacı gibi araçlar, meteorit avlamak için kullanılamaz.

Büyüklük

İnsanlar (biraz da Hollywood etkisiyle) meteoritlerin kocaman taşlar olması gerektiğine veya en azından buldukları büyük taşların meteorit olma ihtimalinin daha yüksek olduğuna inanmaktadırlar. Bu doğru değildir. Tam tersine, bir taş büyükse, muhtemelen bir meteorit değildir. Aşağıdaki grafikte, bulunan meteoritlerin gram cinsinden kütle dağılımını görebilirsiniz.

Antarktika-haricinde bulunan taş meteoritlerin gram bakımından kütle dağılımı. Çoğu meteoritin 128-256 gram aralığında olduğuna dikkat ediniz. Kaynak: Washington University at St. Louis

Meteorit Tanımlamayla İlgili Sık Sorulan Sorular

Bulduğumun meteorit olma ihtimali nedir?

Sıfır olmasa bile, neredeyse sıfır. 1900 yılından beri Kuzey Amerika’nın tamamında sadece 1800 meteorit keşfedilmiştir. Bu, Dünya genelinde yılda sadece 15 keşfe denk gelmektedir. ABD’de bulunan meteoritlerin %70 kadarı Kaliforniya, Nevada, Arizona, New Mexico, Teksas ve Kansas’ın kurak bölgelerinde keşfedilmiştir.

Yeni düşmüş bir meteoriti keşfetme ihtimaliniz bundan bile azdır! 1900 yılından beri düştüğü görülen bir meteoritin keşfedilme sayısı 814 civarındadır. Bu, yılda 6.7’ye denk gelmektedir. Bir meteor görmeniz, o taşın sizin civarınıza düşeceği anlamına gelmemektedir. Çoğu zaman gökyüzünde gördüğünüz bir meteor, ufkun ötesindeki bir noktaya, yani sizden (kimi durumda) onlarca, yüzlerce kilometre uzağa düşecektir.

Bir taş buldum. Benim için tanımlar mısınız?

Maalesef hayır; çünkü bulduğunuz taşların sadece fotoğraflar veya videolar aracılığıyla tanımlanması çok zordur.[3] Eğer gerçek bir sonuç istiyorsanız, taşı bulunduğunuz şehirdeki üniversitelerin jeoloji departmanlarına veya jeoloji müzelerine götürmeniz gerekmektedir. Ancak unutmayın: Şehrinizde bunlar bulunmuyor olabilir ve bulunsa bile bu tür bir hizmet sağlamıyor olabilirler (veya bu tip taleplerle uğraşmak istemiyor olabilirler). Bu durumda örneğinizi bir kaya dükkanına, yerel bir mineral ve kaya toplama kulübü varsa onlara veya kayaçlarla ilgili düzenlenen şovlardaki satıcılara gösterebilirsiniz.

Üniversitelerdeki bilim insanları neden benimle ilgilenmiyorlar?

Bunun umut kırıcı olduğunu biliyoruz; ama çoğu durumda akademisyenler de vakitleri kısıtlı uzmanlar oluyorlar ve sizin merakınızı gidermek için yeterli vakitleri (ve teşvikleri) olmuyor. 1998 yılından beri meteoritlerle ilgili bir internet sitesini sürdüren St. Louis’teki Washington Üniversitesi’nden emekli jeokimyager Randy L. Korotev, bunu şöyle anlatıyor:

1998'de ay göktaşları ile ilgili web siteme başladığımdan beri göktaşları hakkında on binlerce soru aldım. 2022 yılında 89 ülkeden 2095 farklı kişi tarafından, toplamda 5905 kez arandım. İsveç'ten bir arkadaş 243 kez, Türkiye'den bir arkadaş 175 kez benimle iletişime geçti. Bu insanların neredeyse tamamı bir göktaşı bulup bulmadıklarını, satın almadıklarını veya miras alıp almadıklarını sorguladılar, komik görünümlü bir kaya hakkında soruları vardı, bana kayalar satmak istediler, göktaşları hakkında sohbet etmek istediler (ki ben sohbet eden biri değilimdir) veya beni azarladılar; çünkü onlara attığım e-postalarda onlara çok kaba uyarılarda bulunmuşum. Bu kişilerin attığı fotoğraflara bakmak, e-posta mesajlarını yanıtlamak ve gerçek jeolog olan meslektaşlarımı rahatsız etmek için çok zaman harcadım (ben, Dünya kayalarını tanımlamada iyi olmayan, emekli bir ay jeokimyacısıyım). Göktaşlarını inceleyen diğer bilim insanları da aynı deneyimi yaşadılar ve çoğu, artık halktan gelen sorulara yanıt vermiyor. İnsanların göktaşlarına olan ilgisi arttıkça ve nadir bulunan göktaşlarının fiyatları yüksek kalmaya devam ettikçe bu tür araştırmaların artmasını bekliyorum. Zamanımı kullanmak ile topluma hizmet sunmak arasında bir denge kurmak için bu sitede anlattığım politikaları benimsedim.

Randy L. Korotev

Sözünü ettiği “politikalar”, kabaca bizim bu yazı boyunca tarif ettiğimiz testleri yapmaktan geçiyor. Dolayısıyla size tavsiyemiz, bizzat tanıdıklarınız haricindeki akademisyenlere ulaşarak hem onların hem kendi zamanınızı kaybetmek yerine, bu konuda kendi bilgilerinizi geliştirmeye çalışmanız, ders kitaplarını okumanız ve kendi kendinizin uzmanı haline gelmeniz olacaktır.

Kimyasal testi nasıl yaptırabilirim?

Türkiye’de bu tür bir testi ticari olarak yapan bir firma bilmiyoruz. Yurtdışında Actlabs, SGS, ALS Global gibi firmalar bu işi yapıp rapor oluşturmaktadır. Ancak bu raporlar, elinizdeki taşın içeriğini bildirir; size “Evet, taşınız meteorittir.” gibi bir bilgi veremez; taşınızı sınıflandırmaz. Fakat eğer bu raporu bir jeokimyagere atacak olursanız, en azından bir fotoğraf veya videoya nazaran çok daha isabetli şekilde size bilgi verebilir ve kendi üzerinize düşeni yaptığınız için size cevap verme ihtimali de daha yüksek olacektır.

Bulduğumun meteorit olduğunu düşünüyorum. Kaça satabilirim?

Bilmiyoruz. Bu tür nadir eşyalar genellikle alıcıların biçtiği değer kadardır. İnternetteki satış sitelerinde benzer ürünler bulup ona göre fiyatlandırabilirsiniz. Ne yazık ki Evrim Ağacı olarak bu konuda size yardımcı olamıyoruz.

Kaynaklar

  1. Meteorit Ayırt Etme Rehberi: Bir Taşın Göktaşı Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır? , Çağrı Mert Bakırcı
  2. E. Kjørstad. How Often Do Asteroids And Comets Hit The Earth?. (6 Mart 2022). Alındığı Tarih: 12 Eylül 2022. Alındığı Yer: Science Norway | Arşiv Bağlantısı
  3. ^ USGS. I Think I Found A Meteorite. How Can I Tell For Sure?. (1 Ağustos 1998). Alındığı Tarih: 12 Eylül 2022. Alındığı Yer: USGS | Arşiv Bağlantısı
  4. ^ USGS. Can You Identify My Rock Or Mineral?. (1 Ocak 1990). Alındığı Tarih: 12 Eylül 2022. Alındığı Yer: USGS | Arşiv Bağlantısı
  5. ^ UNM. Do You Think You May Have Found A Meteorite?. Alındığı Tarih: 12 Eylül 2022. Alındığı Yer: UNM | Arşiv Bağlantısı

Eğitimin, Eğlencenin ve Haberin Sitesi TEKNOKODİ

İlgili Yazılar